Tekstil Boyamada Verimlilik İçin Önerilerimiz

Tekstilde büyük yatırımları olan birçok firma tekstil dışında farklı arayışlara başlamak zorunda kalmıştır. Artan maliyetler özellikle enerji, elektrik-işçilik gibi ana maliyet faktörlerin artması, döviz kurunun, istenenden düşük olması sektörde ciddi krizlere yol açmıştır.

Dünyada günümüzde tekstil sektörünün daralması sektörde ciddi olarak rekabet artışını getirmiştir. Rekabetin güçleşmesi fiyatlar anlamında firmaları sıkıntılı döneme itmiştir. Artan rekabet şartları nedeni ile sürdürülebilir kalite ile birlikte firmaların kazanması ciddi anlamda zorlaşmaktadır.

Artan rekabet, fazla katma değer üretmeyen firmaların karlılığını da büyük ölçüde düşürmüş, işverenler arasında tekstili gözden çıkarma noktasına getirmiştir.

Tekstilde büyük yatırımları olan birçok firma tekstil dışında farklı arayışlara başlamak zorunda kalmıştır. Artan maliyetler özellikle enerji, elektrik-işçilik gibi ana maliyet faktörlerin artması, döviz kurunun, istenenden düşük olması sektörde ciddi krizlere yol açmıştır.

İşte bu nedenlerle verimlilik boyahanelerde ve işletmelerde çok ciddi önem kazanmıştır.

Karlılığın düşmesi, maliyetlerin artması verimli çalışmayı zorunlu hale getirmiştir.

Peki boyahane de verimli çalışma nasıl olmalıdır? Verimlilik nasıl arttırılmalıdır?

Tekstil boyahanelerinde verimliliği arttırmak için ve ilk seferde doğru boyama oranının yükseltilmesi için;

  1. Boyarmadde ve makine ve kumaş seçimine özen gösterilmeli,
  2. Boyama olabilecek en düşük flottede yapılmalı, (1:4 – 1:7 gibi…)
  3. Boyama en kısa sürede yapılabilmeli,
  4. Kullanılacak temel ve yardımcı kimyasallar en iyi fiyat/performansa sahip olmalı,
  5. Kullanılacak su ek şartlandırmaya ihtiyaç bırakmamalı,
  6. Kullanılacak tuz kalitesi hatalara sebep olmamalı.

 

  1. Boyarmadde, kumaş ve makine seçimi

Renk için uygun boya kombinasyonuna, boyaların birbirine uygunluğuna dikkat edilmelidir. Reçetedeki; sarı, kırmızı ve mavi boyarmadde kombinasyonu, alkali, sıcaklık ve elektrolitlere karşı ve değişimlerinde benzer çekim eğrilerine ve hidroliz oranlarına bağlı olarak seçilmeli,

Boyarmadde ve kumaş türüne bağlı olarak uygun proses seçilerek boyanmalıdır. Ancak burada en önemli konu işletmecinin, bünyesinde kullandığı makineleri ve kumaşı çok iyi tanımasının gerekliliğidir. Kumaş türüne göre makinelerin birbirine senkronize çalışabilmesi için ayarlarının çok iyi yapılması gerekir. Bir işletmeci; makinesinin özelliklerini ne kadar iyi biliyorsa, boyanacak kumaşı ne kadar iyi tanıyor ve makine ayarlarını ne kadar iyi yapabiliyorsa o kadar düzgün boyama yapabildiğini tecrübelerimiz göstermektedir.

Zaten en büyük verimlilik, kalite güvence kriterlerinin temel felsefesini oluşturan, ilk seferde doğru üretim prensibine dayanmaktadır. Bu nedenle ilk seferde yapılacak doğru üretim en büyük verimlilik kaynağıdır.

  1. Su ve enerji tasarrufu için flotte oranı

Verimliliği etkileyen önemli faktörde flotte oranlarıdır. Flotte olarak kullanılan günümüzün en önemli doğal kaynağı suyun tüketimi ile bütün kimyasal tüketimini etkilemektedir. Biz yukarıda birinci maddede de değindiğimiz gibi, makinemizi iyi tanıdığımızda makinelerimiz için kullanmamız gereken minimum flotteyi oranını da deneylerle bulmalıyız. Enerji boyama işletmelerinin temel maliyet kalemlerinin başında gelmektedir.

Dolayısı flotte oranı yüksekliği;

  • Fazla su tüketimi,
  • Fazla kimyasal tüketimi,
  • Fazla enerji tüketimi,
  • Fazla boyarmadde hidrolizi,
  • Daha fazla süresi kaybı -makine doldurma, boşaltma nedeni ile-,
  • Daha fazla su arıtma maliyeti,
  • Daha fazla atıksu arıtma maliyeti,
  • Geleceğin hızla tüketilmesi ve kuraklaşmaya daha fazla etki etmek olarak sıralanabilir.

Örneğin; 100 kg kumaşı 1/10 flottede boyamak yerine 1/6 flottede boyadığımızda;

  • 400 litre daha az su tüketimi,
  • 1 g/l den kullanılacak her bir kimyasal için 400 g daha az kimyasal tüketilir. 1/10 yerine 1/4 flotte uygulandığında tüm kimyasal giderleri %40 daha az olmaktadır.
  • Toplam enerji tüketimi %40 daha az olmaktadır.
  • Boyarmadde hidrolizi daha az olmaktadır.
  • Makine doldurma ve boşaltmaları daha kısa sürede yapılmaktadır.
  • Su arıtma ve atıksı arıtma maliyeti %40 daha az olmaktadır.

 

  1. Boyama en kısa sürede yapılabilmeli

Artık geçmiş dönemlerdeki yüksek karlılık olmadığından, eskiden hiç olmadığı kadar, kısa ve ideal proses arayışı ve bilinçli proses seçimi gerekliliği artmıştır. Artık daha kısa ve daha standart bir proses belirlenmesi için çalışılmalı, gerekirse kontrol edilebilir riskler alınarak kısa prosesler uygulanmalıdır. Böylece düşük enerji ve işçilik gideri ile yüksek verimlilik ile karlılık arttırılabilir.

Örneğin koyu renklerde kasar işlemi yerine enzimatik işlemler veya kasarsız boyama sağlayan kimyasallar kullanılarak kasarsız boyamam yapılabilir ve soda kullanımı yerine daha az kimyasal kirlilik sağlayan ve renk verimini ve boyama tekrarlanabilirliliğini arttıran alkaliler kullanılabilir.

 

  1. Kullanılacak temel ve yardımcı kimyasallar en iyi fiyat/performansa sahip olmalı

Kimyasal hammaddelerdeki beklenmedik fiyat artışları nedeni ile temel kimyasal ve yardımcı kimyasal kaliteleri ciddi biçimde düşmektedir.

Asetik asit içinde klorik asit, fosforik asit içinde sülfürik asit görülmesi sıradan hala gelmiştir. Bu nedenle kullanılacak kimyasalların kalitesi mutlaka kontrol altına alınmalıdır.

Daha ucuz kimyasal kullanmak yerine daha verimli kimyasal kullanmak bugün çok daha önemlidir.

Örneğin, basınçlı makinelerde beyaz lekelere neden olan ucuz bir sabun kullanmak kadar zararlı ne olabilir?

Temel ve yardımcı kimyasalların kaliteleri ve verimleri mutlaka analitik olarak ölçülmelidir. Aksi takdirde gereksiz kimyasal kullanımı faydadan çok daha fazla zarar vermektedir.

Örneğin, boyama sonu kullanılan iki sabunu karşılaştıracak olursak,

 

Sabunsuz

A Sabunu

B Sabunu

Fiyatı

 

1 €

3 €

Kullanım oranı

 

0,5 g/l

0,5 g/l

Gerekli soğuk banyo sayısı

4 x 60oC

4 x 60oC

3 x 60oC

Gerekli sıcak banyo Sayısı

3 x 90oC

3 x 90oC

1 x 100oC

Girişte Asit ile pH ayarlama gerekliliği

0,5 g/l Asetik Asit

0,5 g/l Asetik Asit

-

Yıkama sonucu renk değişim oranı

%20

%20

%0

Beyaz leke oluşum ihtimali

%0

%50

%0

 

Piyasada birçok firma tarafından kullanılan birçok akrilat esaslı sabun buna benzer sonuçlar vermektedir. Bu durumda,

A sabunu kullanmak sadece zarar vermektedir.

B sabunu, doğru maliyet hesaplaması yapıldığında çok daha ekonomik olmaktadır.

Bu karşılaştırma DecoClean® ile bir başka firma ürünü arasında yapılmıştır.

Sadece sabun incelendiğinde bile kimyasal seçiminin tek başına çok fazla maliyeti etkilediği anlaşılmaktadır.

Kullanım alanına göre benzer değerlendirme iyon tutucular, alkaliler ve diğer kimyasallar hakkında da yapıldığında büyük etkiler anlaşılmaktadır. Bu nedenle kimyasal seçimi profesyonel destek alınarak veya alanında uzman kişilerce yapılması işletmeye büyük avantaj sağlayacağı ortadadır.

 

  1.  Kullanılacak su ek şartlandırmaya ihtiyaç bırakmamalı

Kuyu sularındaki değişim su arıtmaya fazlaca etki etmektedir. Bölgelere göre değişse bile, tarımsal ilaç kalıntıları, gazlar ve organik kirlilikler, su yumuşatmayı ciddi biçimde etkilemektedir. Bu nedenle suyun günlük ölçümü önemlidir. Olası sorunlar işletmeye yansımadan etkisi önlenebilir.

 

  1. Kullanılacak tuz kalitesi hatalara sebep olmamalı.

Bazı işletmeler tuz saflaştırma prosesini kendi bünyesinde gerçekleştirse de birçok işletme dışarıdan sıvı tuz almaktadır.

Tuzda sülfürik asit ve polieletrolit kalıntısı işletmede birçok soruna neden olmaktadır. Bunların önlenmesi için mutlaka test edilmesi gerekir.

 

İşletme yöneticileri, verdikleri yazılı talimatları, özellikle verimlilik için dikkat edilecek konuları, sürekli takip ederek uygulamanın kültür haline gelmesini sağlamalıdırlar.

Gerekirse bazı önemli olan talimatlar, özellikle seçilerek, uygulaması işletmede birebir yapılarak, işletme için önemi vurgulanmalıdır. Böylece uygulama sürekliliği sağlanması kolaylaşacaktır. Genellikle işletmeler arası verimlilik farkı uygulamanın yürütülmesinden kaynaklanmaktadır.

Birçok işletmelerde çok iyi düşünülmüş talimatlar olmasına rağmen, verilen talimatların uyulmadığı veya zaman içerisinde etkisini kaybettiği / unutulduğu bilinmektedir.

Yöneticilere düşen temel görev sık sık talimatların uygulanabilirliğini zaman zaman kontrol etmek ve yine verimlilik anlamındaki çalışmaları, gelişmeleri takip etmektedir. Firmalarımızın karlılığını arttırması, gelir elde etmesi, beklide hayatta kalabilmesi kaynakların verimli kullanılmasından ve verimli proseslerin uygulanmasından geçmektedir.

Artık kolay kazanma devri bitmiştir. Rekabetin güçleşmesi nedeni ile işletmeler arası fark, üretim maliyetinin düşürülmesinden geçmektedir. Benzer seviyelerdeki neredeyse karsız ve uzun vadeli satış fiyatları nedeni ile mutlaka üretirken kazanmalıdır.

Fiyatı üretenin belirlediği kolay günlerden, fiyatı müşterilerin belirlediği zor günlere gelmiş bulunuyoruz. Tavan fiyatların belli olduğu sektörde sadece verimli çalışan boyama işletmeleri yarışı kazanacaktır.

Sonuç olarak çok çalışmak gerekliliği ile birlikte, verimli çalışmamız gerektiğini unutmamalıyız.

0 Yorum
Yorum yap